6 Temmuz 2016 Çarşamba

Sorularla

Nasıl kandıralım kendimizi? Günleri bayram ilan etmek, onları bayram yapıyor mu? Kaç acı eskittik? Kaç ölüm gördük?

"Yüzlerce soru
Vardı aklımda,
Kulaklarımda
Bir garip uğultu
Ölümü kullanamazdım;
Biryerlerde
Birilerine
Mutlaka ayıp olurdu. "

demiş Metin Altıok, Sorularla şiirinde.
Derdi günü kedisiz ve sevgisiz getirmemekti ömrünün sonunu
Yakarak öldürdüler onu. Kedisiz ve sevgisiz...
O kadar acı var ki bu topraklarda nasıl ölürsen öl birilerine mutlaka ayıp edersin.

Ne zaman mutlu olmam beklense bu şiir gelir aklıma:

İşte yine kapıldım
O can sıkıntısına;
İçimde bir tozlu
Sarnıç boşluğu,
Gitmekle kalmak
Arasında kararsız
Yürüdüm kederle
Dağlara doğru.

Yüzlerce soru
Vardı aklımda,
Kulaklarımda
Bir garip uğultu
Ölümü kullanamazdım;
Bir yerlerde
Bilmediğim birilerine
Belki ayıp olurdu.

Belki de hiç
Ummadığım
Sevgisi tarazlı biri;
Koparıp bana ilişik
Umudunu
Bir kitabın arasında
Yamyassı
Kuruturdu

Bir gazetenin
Ölüm ilanlarında
Okuyup adımı,
Öfkeye dönüştürürdü
Sandık kokulu
Hüznünü
Ve ölümü inatla,
Yok yere savunurdu.

Ben bunca yıl
Bunca insan tanıdım
Yüreği zehir dolu;
Yine de insanlardan
Kesmedim umudu.
İnsan dedim
Yekindim;
Paylaştım varı yoğu.

Ben neden
Dudaklarının arasında
İğneler tutan
Bir terzi suskunluğunu
Prova ediyorum
Şimdi bu yol boyu
Kederle yürürken
Dağlara doğru?

Neden kedi seven
Bir insan
Olduğumu
Biliyorum da
Kedisiz ve sevgisiz
Getiriyorum
Yaşadığım günlerin
Yaprak döken sonunu?

Cevapsız sorunun
Boynu büküktür,
Hemen anlar
Yetim olduğunu.
Ben neden hala
Duyuyorum avucumda
Bir çocuk elinin
Sızlayan boşluğunu?

Hipodromda yatıp
Kalkan bir adamın
Ölü bulunduğunu
Yazdı gazeteler
Geçenlerde
Haber olarak.
Tokatlıymış
Ya da Çorumlu.

Bıraktığı nottan
Öğrenilmiş
Son isteğinin
Ölürse terminale
Götürülmek olduğu.
Hipodromda yatıp
Kalkan bir adam
Kimin umuru!

Acılarla sorularla
Tiftikledim
Bunca insanın
Mutsuzluğunu.
Düşündüm kendi sonumu.
Hayrettir;
İçim içime
Nasıl da sığıyordu!

Oysa ben kaç yıldır
Kaç acı eskittim
Unuttum
Kaç ölüm gördüğümü.
Bir omzumun
Alçaklığı ondandır;
Taşıdım kaç kişinin
Kanayan tabutunu.

Yıllar önce
Ölümü seçen sevgilim
Bunca sevgisizlik içinde
İyi biliyordu
Yetmeyeceğini
İki kişinin birbirine.
Bu yüzden döşeğinde
Ölümle buluştu.

Gömdük onu geçiştirip
Polis sorgusunu.
Onunla birlikte
Neleri gömdük;
Bir akşam içkisinin
Coşkusunu,
Sevincimizi gömdük
Kürek dolusu

Yüzlerce soru
Vardı aklımda,
Kulaklarımda
Bir garip uğultu
Ölümü kullanamazdım;
Biryerlerde
Birilerine
Mutlaka ayıp olurdu.

Dostlardan uzakta
Bir bozgun akşamında
Gerisingeri
Dönerken kasabaya;
Baktım gökyüzü
Birden yıldızla doldu.
Akşamın serinliği
Alnıma vuruyordu...

Metin Altıok



7 Şubat 2016 Pazar

Mutluluğun formülü: Özgür Yazılım Projeleri Yapmak/Katkı vermek

Dünyanın büyük çoğunluğu yaşam savaşı verirken benim gibi durumu iç güveysinden hallice beyaz yakalı tayfasının sınıfsal olarak arada derede kalmış, bir türlü mutlu olamayan, sürekli boşluk içinde kıvranan hayatının tek arayışı olan mutluluk...

Tarihin başlangıcından bu yana mutluluğun ne olduğu ve nasıl yakalanacağı konusunda bir hayli lakırdı edildi ve edilmeye devam ediyor. Tabi ki bu yazıyı bitirdiğinizde de bu sorularınıza cevap bulmuş olmayacaksınız. Ama kendi yapmaktan mutlu olduğum şeyleri, başkaları da yapınca mutlu olur belki diye paylaşmak istedim.

Mutluluğun sürekli bir fonksiyon olmadığını bir türlü kabul edemememiz sürekli mutsuz kalmamızdaki birinci neden. İkincisi ise insan bencildir öğretisi. Hayatta kalmamızı bu içgüdü sağlıyormuş. Bunu tam olarak yalanlayamayız evet ama özgeciliğin (diğerkamlık) canlı türlerinin (sadece insan topluluklarının değil diğer canlı türlerinin de) hayatta kalabilmesine sağladığı katkıya hakkı yeterince teslim edilmemektedir. Hatta biraz daha ileri giderek bu katkının bilerek, sistematik bir şekilde görmezden gelindiğini söyleyebilirim. Bize hep ne kadar bencil olursak o kadar mutlu olacağımız söyleniyor ve hatta dünyanın bu fikir tarafından yönetildiğini hepimiz biliyoruz (ayrıca bakınız: kapitalizm, bireycilik, rasyonel bencillik). Mutluluğun gerçekten de bencillikte olmadığını her gün giderek üstel olarak artan bir doğrultuda öğreniyorum.


Gelelim bu üç paragrafın özgür yazılım ile alakalı kısmına. Yaklaşık bir sene önce, Akademik Bilişim 2015 konferansı öncesi kurslarda üniversiteden arkadaşım Ahmet Can ile dört günlük “Python ve Django ile web uygulaması geliştirme” kursu vermiştik. Kursa kayıt süreçlerinin çok fazla bilek gücü gerektirmesi ve Mustafa Akgül hocanın bunlarla tek başına başa çıkmaya çalışması dolayısıyla bu süreci mümkün olduğunca otomatik hale getirmek için kolları sıvadık. Bir kayıt paneli oluşturmaya karar verdik. Lakin bir çok konuda defalarca tartışıp, kavga edip, küsüp sonra tekrar barıştıktan sonra Akademik Bilişim 2016 öncesi kurslara kayıt almaya başlama tarihi olan 2 Ocak'tan yaklaşık 1 ay öncesine kadar didişmekten pek bir şey kodlayabildiğimizi söyleyemeyeceğim:) Bir aylık sürecin sonunda kayıt almaya başlayıp ve dahi kurslar başlayana kadar bu sistemi adam etmek için uğraştık. Bizim için küçük insanlık için önemli bir adımmış. Bu işe girişmeden önce ve yaparken hep neden bu işe bu kadar takıldığımı düşünüp durdum. Çoğu zaman iş yerinde girdiğimden daha çok strese girip bu işi bitirmek için uğraştık Ahmet'le. Ne içindi? Buna şöyle cevap veriyordum: ikimizde çalışmayı çok seven insanlarız ve insan enerjisini her zaman sadece patronları bir üst model araba alabilsin diye harcamamalı. Akademik Bilişim öncesi kursların bir çok insanı bilişime kazandırdığına ve dokunduğu insanlara gerçekten değer kattığına inanıyorum. Bu kurslardan daha fazla insanın faydalanabilmesi için bilek gücü gerektiren işlerin azalması gerekiyor. Sadece bu düşünce bile insanı motive etmeye yeterli iken bir de kurslar esnasında neredeyse her gören eğitmenin dönüp teşekkür etmesi ayrı bir mutluluk kaynağı oldu bizim için. Günlük hayatta 8-17 mesai saatleri içerisinde (ne kadar özveri ile yapmış olursanız olun) yaptığınız işler için teşekkür almazken (ya da lafın gelişi teşekkür ediliyorken), topluluğa yapılan katkıların böyle içten teşekkürleri insanı gerçekten mutlu ediyor. Mutlu olmak için siz de bir özgür yazılım projesi oluşturun veya katkı verin. Emin olun yüzde yüz çalışıyor;)